ECZANELER "FABRİKA" FİYATINA: RUHSATLAR RANTA DÖNÜŞTÜ!
Bu konu, son günlerde eczacılık sektörünün en can yakıcı gündem maddelerinden biri haline geldi. Özellikle büyükşehirlerdeki nüfus kotaları nedeniyle yeni ruhsat alınamaması, mevcut eczaneleri "altın değerinde" birer gayrimenkul ve yatırım aracına dönüştürmüş durumda.
Büyükşehirlerde kota engeline takılan eczacılık sektörü, tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. Yeni eczane açmanın imkânsız hale geldiği İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde, devren satılık eczane bedelleri 25 milyon TL’ye dayanarak küçük bir fabrika yatırımını geride bıraktı.
Türkiye’de eczacılık mesleği, yapısal bir tıkanmanın eşiğinde. 6197 sayılı kanunla getirilen "3 bin 500 kişiye bir eczane" kotası, özellikle nüfus yoğunluğunun tavan yaptığı büyükşehirlerde sistemi kilitledi. Boş kontenjan kalmaması sebebiyle yeni mezun genç eczacılar için "sıfırdan eczane açmak" bir hayal olurken, mevcut ruhsatlar milyonluk birer rant aracına dönüştü.
Sıfır Maliyet 5 Milyon, Devir Bedeli 25 Milyon!
Sektör temsilcilerinden alınan bilgilere göre, bugün modern bir eczaneyi sıfırdan kurmanın maliyeti (dekorasyon, stok ve kira dahil) 3 ile 5 milyon TL arasında değişiyor. Ancak aynı eczanenin "tabela hakkı" ve "kota avantajı" işin içine girdiğinde, devir bedelleri 15 milyon TL'den başlayıp 25 milyon TL'ye kadar çıkıyor.
Aradaki bu devasa fark, sadece işletmenin cirosu için değil, aslında "sistemdeki yerini koruma hakkı" için ödeniyor. Genç eczacılar, bu rakamların mesleki etik değerleri zedelediğini ve sadece "zenginlerin" eczane sahibi olabildiği bir modelin oluştuğunu savunuyor.
"Ruhsat Meslek Hakkı mı, Yatırım Aracı mı?"
Özellikle emeklilik aşamasına gelmiş eczacıların ruhsatlarını bu astronomik rakamlarla devretmesi, adalet tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Fakülteden yeni mezun olan binlerce genç, ya bu borç yükü altına girmek zorunda kalıyor ya da kırsal bölgelerde kota bekliyor.
Yüksek devir bedellerini geri ödemek zorunda kalan yeni işletmeciler, sadece ilaç satışıyla bu maliyeti karşılayamadıkları için dermo-kozmetik ve takviye edici gıda gibi ticari ürünlere yönelmek zorunda kalıyor.
Çözüm Bekleniyor
Eczacı odaları ve sektör paydaşları, bu "ruhsat borsası"nın önüne geçilmesi için mevzuatta düzenleme yapılması gerektiğini belirtiyor. Uzmanlar, nüfus kotasının esnetilmesi ya da devir işlemlerinde tavan fiyat uygulaması gibi modellerin masaya yatırılması gerektiği görüşünde.
Bu durum sadece bir ticaret sorunu değil, aynı zamanda vatandaşın ilaca erişim kalitesini de etkileyen bir sağlık politikası meselesidir.
www.habertusba.net





