Yargıtay’dan Emsal Karar: Psikolojik Tedaviyi Gizlemek Boşanma Sebebi Sayıldı

Yargıtay, aile hukukunda çok konuşulacak bir karara imza attı.

Yargıtay’dan Emsal Karar: Psikolojik Tedaviyi Gizlemek Boşanma Sebebi Sayıldı
Yargıtay’dan Emsal Karar: Psikolojik Tedaviyi Gizlemek Boşanma Sebebi Sayıldı

Yargıtay, evlenmeden önce ve evlilik sırasında gördüğü psikolojik tedaviyi eşinden saklayan kadını, boşanma davasında "tam kusurlu" buldu. Bu karar, evlilik birliğinde "güven sarsıcı davranış" ve "açıklık ilkesi" açısından kritik bir eşik oluşturuyor.

 "Benden Sakladı" İtirazı

Olay, bir kocanın, eşinin evlilik öncesinden gelen ve devam eden ağır psikolojik rahatsızlıklarını kendisinden gizlediğini öğrenmesiyle başladı. Koca, bu durumun evlilik birliğini sarsacak düzeyde bir güven kaybına yol açtığını belirterek boşanma davası açtı.

  Yerel mahkeme süreci, ilk derece mahkemesi, tarafların durumunu değerlendirerek boşanma kararı verdi.

  Yargıtay safhası, dosyayı inceleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, son noktayı koydu.

Güven İlişkisi Zedelendi

Yargıtay, verdiği kararda evliliğin temelinin karşılıklı dürüstlük ve güven üzerine kurulu olduğunu vurguladı.

Eşlerin, evlilik kararını etkileyebilecek önemli sağlık sorunlarını birbirlerine bildirmekle yükümlü oldukları belirtildi.

 Tedavi sürecinin gizlenmesi, karşı tarafta "kandırılmışlık" hissi yaratarak ortak hayatın sürdürülmesini imkansız kılan bir kusur olarak kabul edildi.

 Kadının bu durumu saklaması, boşanmaya sebep olan olaylarda baskın kusur olarak nitelendirildi.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Bu emsal karar, özellikle evlilik öncesi paylaşılan bilgilerin doğruluğu ve hayati önem taşıyan sağlık geçmişinin gizlenmemesi konusunda hukuki bir yaptırım gücü kazandırmış oldu. Uzmanlar, bu kararın "her hastalık boşanma sebebidir" anlamına gelmediğini, ancak hastalığın gizlenmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunduğunu belirtiyor.

Evlilikte dürüstlük sadece bir etik kural değil, artık Yargıtay nezdinde tescillenmiş hukuki bir zorunluluk.