Ahbap Derneği'ne Kayyum Atandı: Haluk Levent'in Yıldızı Sönüyor mu?
Uzun yıllardır yardım kuruluşu kimliğiyle toplumun gönlünde taht kuran ve kurucusu Haluk Levent'in karizmatik şahsiyetiyle özdeşleşen Ahbap Derneği, bugün tarihinin en ağır darbelerinden birini aldı. İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, derneğin tüm mal varlığının yönetimi için üç kişilik bir kayyum heyeti atanmasına karar verdi.
Bu karar, sadece bir derneğin değil, adeta bir sosyal hareketin sembolü haline gelmiş Haluk Levent'in en büyük başarısızlığı olarak tarihe geçecek gibi görünüyor.
Bir İmajın Çöküşü
Sosyal medyada "Haklarımı Öğreniyorum" etiketiyle gündem olan bu gelişme, sevenleri için bir yıkım, eleştirenler için ise beklenen son oldu. Haluk Levent'in gözaltına alınıp tutuklanması, derneğin mali yapısına ilişkin soruşturmanın derinleşmesi ve ardından gelen bu kayyum kararı, Levent'in "dokunulmaz" imajını paramparça etti.
Mahkeme kararında, derneğin kurucusu Haluk Levent ile bazı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin tutuklu bulunduğu, hesaplar ve mal varlıkları üzerinde tedbir bulunduğu ve fesih sürecinin başlatıldığı belirtildi. Bu, derneğin sadece yönetiminin değil, belki de varlığının sonunun başlangıcı anlamına geliyor.
Soruşturmanın Perde Arkası
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "Ahbaplar suç örgütü" soruşturması, derneğin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinden ne kadar uzaklaştığını gözler önüne seriyor.
Soruşturmanın odak noktasında, derneğin 2023 yılında bağışlarla yaptırdığı ancak taahhüt edilen konutları tamamlamayan şirketlerle olan ilişkisi yer alıyor. Ayrıca Haluk Levent'in asistanına devredilen iddia edilen 59 taşınmaz ve usulsüz çek tahsilatları gibi ciddi iddialar, derneğin yardım faaliyetlerinin gölgesinde yürütülen şüpheli işlemleri gündeme getiriyor.
Bugün alınan kayyum kararı, dördüncü dalga operasyonunun ardından geldi. Bu operasyonlarda bir holding sahibi de dahil olmak üzere 13 kişi daha gözaltına alındı.
Haluk Levent ve Ahbap Derneği, yıllardır toplumsal yardım konusunda rakipsiz bir güce sahipti. Büyük bağış kampanyaları ve afetlerdeki hızlı koordinasyonu ile takdir topluyordu. Ancak bu süreç, devasa bir yardım ağının aynı zamanda nasıl denetimsiz bir mali imparatorluğa dönüşebileceğinin en acı örneği oldu.
Levent'in daha önceki açıklamalarında soruşturmayı "gayrimenkul alacak-verecek meselesi" olarak nitelendirmesi, iddiaların boyutunu küçümsemek için yetersiz kalıyor. Kamuoyu, artık bir yardım gönüllüsünden çok, mali suçlamalarla yüzleşen bir figür görüyor.
Atanan kayyum heyetinde Avukat Rıdvan Can, Avukat Mustafa Göktuğ Kaya ve Prof. Dr. Ahmet Kasım Han'ın yer alması, devletin bu kuruma el koyma kararlılığını gösteriyor.
Bu gelişme, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları için de bir dönüm noktası. "Haluk Levent" gibi bir markanın bu şekilde sona ermesi, diğer tüm yardım kuruluşlarına şeffaflık ve hesap verebilirliğin ne kadar hayati olduğu konusunda acı bir ders olacak.
www.habertusba.net





