“KANLI PARA” TEHLİKESİ VAN'DA DA YAYILDI
Okullardaki yeni tehlike “kanlı para” oyunu Van’da da öğrenciler arasında hızla yayılmaya başladı. Çocuklarda yaralanmalara ve psikolojik sorunlara yol açabilen tehlikeli oyuna karşı uzmanlardan uyarı geldi.
Türkiye’de sosyal medya üzerinden hızla yayılan “kanlı para” oyunu Van’da da görülmeye başladı. Van'daki birçok okulda oynanan ve çocuklarda sağlık sorunlarına yol açabilen bu tehlikeli oyuna karşı eğitimci ve sağlıkçılardan ailelere önemli uyarılar yapıldı.
“KANLI PARA” OYUNU NEDİR?
Son zamanlarda sosyal medyada yaygınlaşmasıyla birlikte ülke genelindeki okullarda madeni para ile oynanan kanlı para oyunu endişelendiriyor. Eğitimcilerden alınan bilgilere göre, Van’da birçok okulda görülen oyun gittikçe yayılıyor. Oyunun temelinde madeni paranın elle sert temas etmesi sonucu parmaklarda kanamalar oluşması bulunuyor. Oyunu daha çekişmeli hale getirmek isteyen bazı öğrenciler madeni paraların etrafını bıçakla keskinleştiriyor. Oyun, bir kişinin madeni parayı havaya atıp elin ters kısmıyla tutmasına dayanıyor. Ardından, parmaklar havada sıkıştırıldıktan sonra "kanlı para" denilerek masaya üç kez sert yumruk vuruluyor. Oyunu kaybeden kişi, parayı düşürdüğünde cezalandırılıyor.

“ÇOCUKLARA AKIL VE ZEKA OYUNLARI GİBİ ALTERNATİF YOLLAR SUNULMALI”
Bu tehlikeli oyuna karşı veliler ve eğitimcilere önemli görevlerin düştüğüne vurgu yapan uzman, “Velilerimiz öncelikle çocuklarımızın sadece bu yönüyle değil, çocuklarımızın evin dışında geçirdiği zamanın tamamına yönelik bir sorgulama yapmaları gerekiyor. Yani okul içerisinde öğretmenlerle sürekli iletişim halinde olmaları gerekiyor. Çocuklarını zaman zaman belki okula kadar takip etmelerinde fayda var. Rehber öğretmenlerle sürekli iletişim halinde olmaları ve iletişim dahilinde akıl ve zeka oyunları gibi stratejik oyunlar sunulabilir. Bunları yaptığınız zaman çocuk kendisinde bir denetim hissiyatı oluşturduğu için bazı tehlikeli süreçlerin içine de girmeyebilecektir. Özellikle birinci görev velilere düşüyor. İkincisi eğitimciler özellikle öğretmenlerimizin, öğrencilerinin sürekli nelerle uğraştığını, zamanlarını daha çok nelerle geçirdiklerini araştırmalarında fayda var. Bir gözlem yapmalarında fayda var. Ara sıra teneffüslerde sınıflara girmelerinde fayda var. Çocukları en iyi gözlem yapacağımız zaman dilimi aslında teneffüslerdir. Dolayısıyla teneffüslerde bu anlamda çocuklarımızı takip etmemiz gerekiyor. Hep birlikte bu konuda ciddi tedbirleri almamız gerekiyor. Alternatif sistemlerimiz olmalı. Çocukların zaman geçireceği, enerjilerini atacağı işlerin peşinde gitme durumları oluyor bunu kabul etmeliyiz. Çocukları engelleyemezsiniz, yasak koyamazsınız. Madem böyle engellemek yerine onlara alternatif yollar sunmalıyız” söyleminde bulundu.
HEM FİZİKİ TAHRİBATA HEM DE MANEVİ TAHRİBATA YOL AÇABİLİR
Oyunu sağlık açısından değerlendiren Van İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzman Dr. Mehmet Tatlı, fiziki zarardan çok psikolojik tahribata dikkat çekti. Oyuna önlem alınmadığı takdirde toplumda ciddi sorunlara yol açabileceğini belirten Tatlı, “Burada etrafları keskinleştirilmiş paralarla kişinin kendilerine zarar verdiği bir oyundan söz edilmektedir. Tabii burada kanla direkt irtibatlı olduğu için enfeksiyon riski yani çocuklardan çocuklara bir enfeksiyon bulaş riski olabilmektedir. Ama bundan belki de çok daha önemli olan bir şey var. Bunun çocuklarımızın beyinlerinde yapabileceği tahribat. Bu gerçekten çok çok daha büyük sıkıntılara yol açabilecek bir durum. Öncelikle biz tıpta kendine zarar verme (Self Injury) denen bir kavram var ve aslında bu da bunun önünü açan bir durum. Beynimizdeki ödül yolakları üzerinden kendine zarar vermeyi bir ödül mekanizmasına bağlayarak hızlı bir şekilde bağımlılık yapabilme durumuna ulaştırabilen ciddi bir risk aslında burada söz konusu. Psikopatlarda, sosyopatlarda kendine zarar verme davranışı zevkle bağdaştırılmıştır ve kişiler kendilerine zarar verdikten sonra bir sakinlik hali, bir gevşeme haline ulaşırlar ve rahatlarlar. Bu beyindeki ödül yolağı sayesinde yapılır. Ülkemizde diğer ülkelere göre sosyopat, psikopat oranı ve bunların tabii ki en kötü durumu olan seri katiller diğer ülkelere göre daha azdır. Yani bir tohum ekiyorsunuz ve bu tohum çocukluk çağında ne kadar güzel bir şekilde ekilirse, doğru tohumlar ekilirse bu ileride de tüm toplumumuzu etkileyecek durumlardır. Özellikle çocukluk çağlarında beyin plastisitesinin çok hızlı olduğu dönemlerde kendine zarar verme durumunun bir zevkle ilişkilendirilerek beyine öğretilmesi ileride kendine zarar veren, psikopat dediğimiz insanların toplumda sayısının çok daha fazla artmasına ve tüm bir milleti ifsat edebilecek şekilde ciddi sıkıntılara yol açabilecek bir durumdur. Bunlar da bir noktada intiharla da çok ilişkilidir. Kendine zarar verme durumu yapanlarda, intihar meyli ihtimalleri de çok daha fazladır. Bu tür şeyleri, bu oyunu veya bu oyun gibi yeni çıkartılabilecek değişik şeyleri çok ciddiye alıp ciddi önlemler almamız gerekmektedir” dedi.
Baki Karaca
www.habertusba.net





