ENFLASYON DÜŞÜYOR, FAİZ İNİYOR MU?
Kasım ayı enflasyon verilerinin duyurulması sonrası "teknik resesyon" tartışması başlatıldı. Ekonomideki daralmanın nedenleri ve yeni yıldaki olasılıkları masaya yatıran uzmanlar ise herkesin merak ettiği "faiz iniyor mu?" sorusunu cevap verdiler. "Daralmanın" geçici olduğu vurgulanırken, 2025 için karamsar olunmaması gerektiğine dair açıklamalar geldi.
Yıl sonuna gelirken, 2024'ün ekonomi tablosu ile 2025'in ilk çeyreğine yönelik tablo kesinleştirmeye başladı. Kasım ayı enflasyon tablosu beklentileri aşarak aylık bazda % 2.24; yıllık enflasyon ise % 47.09 olarak gerçekleşirken, "resesyon" tartışmaları da boy göstermeye başladı. Geçtiğimiz gün, yapılan bir tartışmada: "Ekonomimiz yılın 3. çeyreğinde teknik olarak resesyona da girmiş bulunuyor. Sözlük tanımına göre resesyon, bir ekonomide gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) üst üste iki çeyrek küçülmesidir. Bizde de GSYH hem 2. çeyrekte hem de 3. çeyrekte % 0,2 daraldı. Böylece teknik resesyona girildiği resmiyet kazandı" açıklaması yapıldı.
Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 22 Kasım haftasında bir önceki haftaya göre 45 milyon dolar azalışla 156 milyar 639 milyon dolara geriledi. Net uluslararası rezervler ise aynı haftada 1 milyar 822 milyon dolar artarak 60 milyar 882 milyon dolara çıktı.
"TEKNİK DARALMA"
İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, "resesyon" tartışması ve son enflasyon verilerini yorumlarken, "2.24 beklentiler dahilindeydi. Merkez Bankası'nın faiz indirimine gitmesi için enflasyonun 3 ay üst üste beklenen aralığa gelmesi yani gerilemesi gerekir. Enflasyon, istikrarlı şekilde düşmeden, faiz indirimi mümkün görünmüyor" açıkladı.
2025'in 2. çeyreğinden itibaren enflasyonda kalıcı düşüş ile faiz indiriminin gündeme geleceğini sözlerine ekleyen Prof. Dr. Şener, "Ekonomide teknik anlamda bir daralma söz konusu. Biz buna teknik resesyon diyoruz. Ancak teknik resesyon Türkiye'nin resesyona girdiği anlamına gelmez. Karamsar olmaya gerek yok. Jeopolitik riskler, Avrupa pazarındaki daralma da Türkiye'yi de etkiliyor. 2025'in ilk çeyreğinden itibaren ekonomide canlanma göreceğiz. Almanya merkezli dış pazardaki daralmanın etkisi ortadayken, faiz indirimi olsa da ihracat rakamları artmaz" açıkladı.
"UYUMSUZLUK VAR"
(Esfender Korkmaz [İktisatçı])
"3 çeyrek üst üste daralma resesyon demektir. Türkiye'de kişi başıma büyüme 1.7 seviyesinde. Büyüme oranı yüzde 5'in altında olmamalı. Yıl sonunu % 44 enflasyon rakamıyla kapatacağımızı görüyorum. Ancak İTO'nun açıkladığı rakamlarla TÜİK arasında ciddi farklar var. Türkiye'de maliye ile para politikaları arasında uyumsuzluk söz konusu. Reel faiz, 4.16'dan 5 seviyesine çekilmel. Türkiye'deki bir sorun da kayıt dışı ekonomi. Kayıt dışını engellemeden ve yapısal sorunlar çözülmeden kronik enflasyon ve daralmayı aşmamız çok güç."
Kasım ayının zam şampiyonu % 29.55 ile taze sebzeler oldu. 2. sırada evcil hayvanlar ile ilgili ürünler olurken, 3. sırada % 14.10 ile yumurta yer aldı.
"RADİKAL ÖNLEMLER GEREK"
(Uğur Civelek [Ekonomist])
"Enflasyonla mücadele için ortak karar mekanizması gerekiyor. Ancak Mehmet Şimşek'in tam yetkili olduğunu söyleyemeyiz. Maliye ve para politikaları arasında uyumsuzluk gözüküyor. Enflasyon hedefleri de gerçekçi değil. Hayat pahalılığının yükü yüzde 80'lik dar gelirliye fatura ediliyor. Kamuda tasarruf başta olmak üzere radikal önlemlere ihtiyaç var. Ancak Batının Ortodoks ekonomi politikaları ile sorunlar çözülemez. Mevcut tabloda faiz indirimi olursa kuru tutmak mümkün olmaz. Yapılanlar da boşa çıkar."
"KONTROLLÜ YAVAŞLAMA"
(Özlem Derici Şengül [Ekonomist])
"Resesyon girdiğimizi söyleyemeyiz. Kontrollü yavaşlamanın teknik düzeyde kalmasını bekliyoruz. Aralık ayı verilerinde mevsimsellikten arındırılmış büyüme eksi çıkabilir ancak bu da derin resesyon anlamına gelmez. Enflasyonun düşüşünü gözlemleyip, temkini bırakmadan faiz indirimi yapılmalı. Trump'ın ABD başkanlığına seçilmesi, Avrupa'daki durgunluk ve enflasyonda kırılmalar duracak bu durum faiz indirimini tehlikeli olmak çıkaracaktır."
HABER GLOBAL
www.habertusba.net





