Eğitim Müjdesi Mi, Ekonomik Çöküş Mü? Okul Çantası 2500 TL’yi Aştı!

Yeni eğitim-öğretim yılına sayılı günler kala velilerin yüzüne bakan tek bir gerçek var: Geçen yıl 800-1000 TL’ye alınabilen sıradan bir okul çantası, bu yıl ortalama 2500 TL’ye fırladı.

Eğitim Müjdesi Mi, Ekonomik Çöküş Mü? Okul Çantası 2500 TL’yi Aştı!
Eğitim Müjdesi Mi, Ekonomik Çöküş Mü? Okul Çantası 2500 TL’yi Aştı! Yeni eğitim-öğretim yılına sayılı günler kala velilerin yüzüne bakan tek bir gerçek var: Geçen yıl 800-1000 TL’ye alınabilen sıradan bir okul çantası, bu yıl ortalama 2500 TL’ye fırladı.

Peki bu fiyat etiketinin ardında yatan gerçek maliyet mi, yoksa piyasadaki kontrolsüz fırsatçılık mı?

ENFLASYON VE KUR ŞOKU

Üreticiler, zamların arkasına döviz kurundaki dalgalanmalar ve ithal hammadde fiyatlarındaki artışı siper ediyor. Ancak rakamlar ortada: TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyon yüzde 50 civarında seyrederken, okul çantası fiyatlarındaki artış neredeyse yüzde 150’yi buldu. Bu makas, maliyetlerin ötesinde piyasada ciddi bir fiyat çarpıklığı olduğunu gösteriyor. Esnaf “Dolar arttı, mecburuz” dese de, dernek başkanları bu artışın spekülatif stokçulukla körüklendiğini ifade ediyor.

KALİTE Mİ, KAR MARJI MI?

Piyasada 500 TL’lik bez çantalar ile 5000 TL’lik marka ürünler arasında gidip gelen veliler, en çok “ortalama” segmentteki çuvallıyor. 2500 TL’lik bir çanta ne lüks ne de ekonomik; çoğu Çin malı plastik aksesuarlarla donatılmış, ismi duyulmamış markalardan oluşuyor. Tüketici Birliği yetkilileri, bu ürünlerin maliyetinin en fazla 800-900 TL olduğunu, aradaki devasa farkın ise rekor kâr marjından başka bir şey olmadığını belirtiyor. "Okul çantası" etiketi, fahiş fiyatın meşru gerekçesine dönüşmüş durumda.

ASGARİ ÜCRETLE KARŞILAŞTIRMA

Bir çanta, asgari ücretin (net 17.002 TL) neredeyse %15’ini silip süpürüyor. Oysa bu sadece buzdağının görünen yüzü. Bir öğrencinin kırtasiye, kıyafet, kılıf ve ayakkabıyla birlikte toplam okula başlama maliyeti rahatlıkla 10 bin TL’yi aşıyor. Emekli maaşıyla geçinen bir dedenin veya asgari ücretle çalışan bir babanın bu yükün altına girmesi matematiksel olarak imkânsız. Aileler, "Çantasız okula gönderecek miyiz?" diyerek isyan ederken, resmi makamlardan tek bir açıklama bile yapılmıyor.

DUYARSIZLAŞTIĞIMIZ TUZAĞIN ADI ‘KRİZ YÖNETİMİ 

Asıl mesele, bu fiyat etiketine artık alışmış olmamız. İki sene önce 300 TL olan çantaya 2500 TL demek "enflasyon" değil, eğitim hakkına yapılan doğrudan bir tecavüzdür. Devlet, okul çantalarından alınan KDV’yi sıfırlamak veya yerli üreticiye doğrudan sübvansiyon sağlamak yerine, piyasayı "serbest" bırakarak fırsatçıları cesaretlendiriyor. Her eylül ayında yaşanan bu çanta krizi, aslında planlamanın değil, tamamen teslimiyetin sonucudur. Yarının Türkiye’sini inşa edecek çocukların sırtına yüklediğimiz bu 2500 TL’lik ağırlık, geleceğe dair umutları da çantada gizliyor. Unutmayalım ki, bir ülkenin geleceği, çocuklarının çantasına biçtiği değerle ölçülür; bugün 2500 TL’ye mahkûm edilen o çanta, yarın o çocukların omuzlarında çok daha ağır bir yük olarak geri dönecektir. Bu tablo utanç vericidir ve acilen müdahale edilmesi gereken bir milli güvenlik meselesidir.