Trump: "Nükleer Silahları Olsaydı İsrail'e Fırlatırlardı"
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ve İsrail arasındaki nükleer gerilime dair yaptığı açıklamalar, bölgedeki askeri hareketliliğin gölgesinde dünya gündemine oturdu. Özellikle 2026 yılının Mart ayı itibarıyla tırmanan krizde Trump, İran'ın nükleer kapasitesine dair sert uyarılarda bulunmaya devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, "Epik Öfke" (Operation Epic Fury) operasyonuyla eş zamanlı olarak yaptığı açıklamalarda, İran rejiminin nükleer silah sahibi olmasının dünya için bir felaket olacağını savundu. Trump, İran'ın nükleer emellerini durdurmak için askeri müdahalenin kaçınılmaz olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Eğer İran'ın elinde nükleer silah olsaydı, bunu İsrail'e fırlatmaktan çekinmezlerdi. Bu rejimin nükleer silaha sahip olmasına asla izin veremeyiz. Sadece kendimiz için değil, tüm dünya ve müttefikimiz İsrail'in hayatta kalması için görevimizi yapıyoruz."
Trump, Fox News'a verdiği mülakatta, müdahale edilmeseydi İran'ın iki hafta içinde nükleer silaha sahip olacağını iddia etti.
ABD ve İsrail'in, İran'ın nükleer tesislerine (Fordow, Natanz, İsfahan) yönelik kapsamlı hava saldırıları düzenlediği ve nükleer programın "felç edildiği" bildirildi.
Trump, İran halkına seslenerek, "Kendi geleceğinizi kontrol altına almanızın zamanı geldi," diyerek yönetim değişikliği sinyali verdi.
Trump, B-2 bombardıman uçaklarıyla yapılan müdahale olmasaydı, İsrail'in haritadan silinme riskiyle karşı karşıya kalacağını öne sürdü.
Petrol Fiyatları Savaş endişesiyle 120 dolara yaklaştıktan sonra Trump'ın "operasyon bitmek üzere" açıklamasıyla 100 doların altına geriledi.
Askeri Kayıplar İran'ın üst düzey lider kadrosuna yönelik suikastlar ve askeri tesislerin imhası devam ediyor.
Misilleme Riski İran, bölgedeki ABD üslerine ve müttefik ülkelere (Suudi Arabistan, BAE) füze saldırılarıyla karşılık veriyor.
Trump'ın bu söylemi, 2025 yılından bu yana yürüttüğü "maksimum baskı" politikasının askeri bir safhaya evrildiğini gösteriyor. Eleştirmenler, bu iddiaların bir savaş gerekçesi oluşturmak için kullanıldığını savunurken, Trump yönetimi "güç yoluyla barış" (Peace Through Strength) doktrinini kararlılıkla sürdürüyor.
www.habertusba.net





